Annemin Mezar Ziyareti Sonrası

“Eh yine bu gidişle 2 sene gidersin” sözünle uğurlamıştın beni. Benim seni her ziyaretimin sonu yetimini yetimhaneye bırakıp giden bir babanın bu acı duygularla boğulup sadece sen üzülmeyesin diye boğazımda düğümlenen ve hapsettiğim doya doya ağlamanın göğsüme inen sıcaklığı idi.

Sana “seni çok seviyorum anne” dersem içine batar diye söylenmemiş sevgi sözlerini içimde saklayarak dönüşlerim.

Mezarındaydım bugün bir pet şişeyle toprağını sulayıp hemen ayrılırken yine sözlerin çınladı kulağımda. İçimdeki sıcaklık ve boğazımda bir yutkunma ile hemen ayrıldım senden. Bu gidişle yine 2 sene sonra gelirsin der gibi gibiydin. Ayrıldım ve çabucak seni bırakıp uzaklaştım oradan. Adın gibi garip hayatının sonu garip bir memlekette son buldu. Biz de senin gülüşlerinden çok içini çeke çeke ağlamaların aklımızın ucunda kalarak bir hüzün heybesi bıraktın omuzlarımızda. Acı içerisinde yaşadığın hayatta hep mahşerde alacaklı olarak gitmek, Acı ve çile adamı öldürmezmiş ’in dünyadaki örneği olarak hayatını tamamlamakmış senin de hikayen. Cumartesi günleri aklımıza düşüp acı ve buruk gülümsemelerimizle sana olan borcumuzun üstünden geçmek de bize kalan parça.

Benim yurtsuzluğum gidecek ve gittiği yerde mutluluk yerine kaygıları heybeme doldurup gitmek senden bana miras kaldı. Oysa isterdim ki vardığımız yerlerde bir yürek sızısı yerine sevinçle mutlukla dolu bir hayatla karşılaşıp onlarla bunun sevinçler yaşamak olsun.

Kalabalıklar içinde yalnızlığı seçme sebebimde bu ya. Bir sarma sigaradan derin derin çekip içimdeki tüm haykırışları dumanıyla üflemek. Seni çok sevdim anne diyerek dizlerimin üstüne çöküp bağıra bağıra haykırarak ağlamak.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör